SON DAKİKA

ERHABER | Konya Ereğli Haberleri ve Ereğli Gazetesi

Kılıçdaroğlu :”Huzura, Barışa, Kardeşliğe, Demokrasiye İhtiyacımız Var”

Bu haber 15 Ekim 2016 - 18:47 'de eklendi ve 53 kez görüntülendi.
Kılıçdaroğlu :”Huzura, Barışa, Kardeşliğe, Demokrasiye İhtiyacımız Var”

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU:
-CHP OLDUĞU SÜRECE DEMOKRASİDEN ASLA BİR ADIM KİMSE GERİYE ATMAYACAKTIR. ATTIRMAYACAĞIZ!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “15 Temmuz sonrası parlamentoda 4 partinin ortak imzaladığı metinde çok açık ve çok net güçlü bir parlamenter sistem ihtiyacı vurgulanmıştır. Kimse imzasını inkar eder noktaya gelmesin. Söz namustur, imza namustur. Güçlü bir parlamenter sistem hepimizin arzusudur. Darbeyi atlattık şimdi benim borazanım ötecek. Yok öyle bir şey, izin vermeyeceğiz!” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Kadıköy Belediyesi tarafından yaptırılan Bahriye Üçok Ekolojik Çocuk Yuvası’nın açılışında yaptığı konuşma şöyle:

Çok teşekkür ederim. Güzel çocuklarımızın türküsüyle başladık. Yine kız çocuklarımız keman çalıyordu. Dolayısıyla böyle bir manzarayı görmek emin olun hepimize huzur veriyor. Çocukların büyüdüğü, çocukların özgürce yaşadığı, gezdikleri, koştukları ve oynadıkları ve arada bir yaramazlık yaptıkları bir süreci izlemek hepimize keyif veriyor. Biz çocuklarımızı ne kadar iyi yetiştirirsek, ne kadar iyi eğitim verirsek çocuklarımıza, Türkiye’nin geleceği o kadar parlak olur. Hani Mustafa Kemal Atatürk’ü düşünün, sadece ve sadece ülkenin geleceğini gençlere emanet etmiştir. Yani yeni yetişen kuşaklara emanet etmiştir. Yani iyi eğitim almış, çağdaş, dünyayı iyi sorgulayan kuşaklara emanet etmiştir. Biz çocuklarımızı bu anlayışla yetiştirmek zorundayız.

Belediyelerimize düşen görev var yapıyorlar. Bütün Belediye Başkanı arkadaşlarıma söyledim. Gecekondu bölgelerinden başlayarak bütün mahallelerde çocuk yuvaları kurun, kreşler kurun. Anneler rahatlıkla gelip çocuklarını emanet etsinler, böylece kent kültürünün kendilerine ne verdiğini öğrenebilsinler. Kadın rahatlıkla sokağa çıkmalı, caddeye çıkmalı, alışveriş yapmalı, sinemaya gitmeli, tiyatroya gitmeli. Ama şunu düşünmeli; çocuğum çocuk yuvasında güvenli ellerde. Bunu yapmamız lazım. Bütün belediye başkanlarımız bunu yapıyorlar.

DİKTA YÖNETİMİNE DE KARŞIYIZ, TEK ADAM YÖNETİMİNE DE KARŞIYIZ

İlk kez böyle bir çocuk yuvası açılıyor. Belediye Başkanımız bu konuda önemli bir adım attı. Biz isteriz ki, bütün çocuk yuvaları burada sağlanan olanaklara kavuşmuş olsun. Eğer bütün çocuk yuvalarına böyle bir olanağı sağlamış olursak çok güzel olayları gerçekleştirmiş oluruz. Çok güzel bir hareketi giderek yayılan bir alanda hayata geçirmiş oluruz. Kent kültürü farklı bir şey değerli dostlarım, kentte yaşamakta farklı bir şey. Kent kültürüne sahip olan kişi ülkenin sorunlarına eğilen kişi demektir. Kentte yaşayan kişi kentin nimetlerinden yararlanan kişi demektir. Sinemaya gider, tiyatroya gider, kahveye gider, parka gider, hayatın her alanından bir şekliyle yararlanmak ister. Kent kültürüne sahip kişi aynı zamanda dünyayı sorgulayan kişidir. Dünyada nelerin olup bittiğine iyi bakan bir kişidir. Kent kültürünün geliştiği yerlerde, ülkelerde demokrasi de çok güçlü olur.

BEDEL ÖDEMEK GEREKİYORSA ÖNCE BİZ ÖDEYECEĞİZ

Biz neden diyoruz hem darbeye, hem diktaya karşıyız. Tam demokrasiyi savunuyoruz. Darbe yapmak istediler. Hep birlikte karşı çıktık. Ama dikta yönetimine de karşıyız, tek adam yönetimine de karşıyız. Benim söylediğim doğrudur, ben istediğimi yaparım, ben istediğimi asarım, istediğimi keserim. Böyle bir şey yok demokrasilerde. Size şu sözü rahatlıkla verebilirim. Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece demokrasiden asla bir adım kimse geriye atmayacaktır. Attırmayacağız!

Herkes şunu çok iyi bilsin. 15 Temmuz sonrası parlamentoda 4 partinin ortak imzaladığı bir metin var. O metinde çok açık ve çok net güçlü bir parlamenter sistem ihtiyacı vurgulanmıştır. 4 parti ortak imza atmıştır onun altına. Kimse imzasını inkar eder noktaya gelmesin. Söz namustur, imza namustur. Güçlü bir parlamenter sistem hepimizin arzusudur. Darbeyi atlattık şimdi benim borazanım ötecek. Yok öyle bir şey. Ona izin vermeyeceğiz. Vermemek bizim görevimizdir. Vermezken bedel ödemek gerekiyorsa size sözüm söz o bedeli önce biz ödeyeceğiz. Kimse endişe etmesin. Öyle meydan meydan dolaşacağım, istediğimi gerçekleştireceğim. Olmaz bu, bu olmaz. Herkesin anayasaya saygılı olması lazım. Herkesin demokrasiye saygılı olması lazım. Herkesin düşünce özgürlüğünü açıklamaya saygılı olması lazım. Herkesin kadın – erkek eşitliğine saygılı olması lazım. Herkesin demokrasiyi savunması lazım.

HUZURA, BARIŞA, KARDEŞLİĞE, DEMOKRASİYE İHTİYACIMIZ VAR

Demokrasiyi niçin istiyoruz? Çocuklarımız için istiyoruz. Daha güzel bir dünyada yaşasınlar diye. Demokrasiyi niçin istiyoruz? Azınlıklar da düşüncelerini özgürce ifade etsinler diye istiyoruz. Demokrasiyi niye istiyoruz? Medya özgürlüğü, basın özgürlüğü için istiyoruz demokrasiyi. Demokrasiyi niçin istiyoruz? Ne ezilen, ne ezen; insanca, hakça bir düzen için istiyoruz demokrasiyi.

Bugün Genel Merkezimizde Ulusal Çocuk Çalıştayımız var. Bu çalıştay pek çok bilim insanının katıldığı ve çocuklarımızla ilgili neler yapabiliriz, gelecekte nasıl daha güzel bir Türkiye’yi inşa edebiliriz çocuklar için, bunun çalışmasını yapıyor. Tesadüf bugün çocuklarımız için bir çocuk yuvasını burada açıyoruz. Orada da söyledim her toplumun, her anne ve babanın çocuklar üzerine titrediğini biliyoruz. İyi bir eğitim alsın diyoruz çocuklarımız. En iyi okullar neresiyse, en iyi öğretmenler neredeyse çocuklarımızı oraya göndermeye çalışıyoruz. Ama şu soruyu kendimize sormak şartıyla. Neden bütün okullarımızda asgari belli bir standardı yok?

İki; yemiyoruz çocuklarımıza yediriyoruz. Giymiyoruz çocuklarımıza giydiriyoruz. Çünkü çocuklarımızı çok seviyoruz. O zaman kendimize şu soruyu da sormalıyız. Milyonlarca çocuk neden yoksul ve kim buna ortam hazırlıyor? Hangi siyasal anlayış buna ortam hazırlıyor? Eğer biz bu soruları birlikte sorarsak sorunu toplumsallaştırmış oluruz. Yani hepimiz aynı sorunun çözümü için ortak mücadele etmiş oluruz. Böylece sadece benim çocuğum değil, sadece birisinin çocuğu değil, hepimizin çocuğu iyi beslenebilmeli, iyi okula gitmeli, iyi bir yaşam standardı sağlayabilmeli, çocuk yoksulluğu olmamalı ve hep beraber mutlu ve güzel bir Türkiye’yi inşa etmiş olalım.

Bugünlerde en çok huzura ihtiyacımız var. Bugünlerde en çok barışa ihtiyacımız var. Bugünlerde en çok kardeşliğe ihtiyacımız var. Bugünlerde en çok demokrasiye ihtiyacımız var. Bugünlerde en çok hapishanelerinin boş olduğu bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Bugünlerde en çok gazetecilerin tutuklanmadığı, yargılanmadığı bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Dolayısıyla bugünlerde en çok özgür ve bağımsız bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Bugünlerde en çok şehit haberlerinin gelmediği, anaların ağlamadığı bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Bugünlerde en çok bağımsız yargıya ihtiyacımız var. Bugünlerde en çok hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği güzel bir Türkiye’ye ihtiyacımız var.

TÜRKİYE’NİN SORUNLARINI HEP BERABER, PARLAMENTODA ÇÖZELİM

Ben sizlere Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı olarak açık ve net ifade ediyorum. Bizim siyaset anlayışımızda cebimizi düşünmek yok. Bizim siyaset anlayışımızda nerede bir yoksul varsa onun yoksulluğunu gidermek gibi bir çabamız var. Düşüncesini açıklamaktan ötürü nerede bir kişi ötekileştirilmişse onu alıp yanımızda taşımaya ihtiyacımız var. Nerede bir gazeteci tutukluysa o gazetecinin özgürce düşüncelerini açıklayabileceği bir ortama ihtiyacımız var. Tam demokrasiyi getirdiğimiz zaman emin olun Türkiye Cumhuriyeti’nde asla bir daha darbe olmaz. Niye Amerika’da darbe olmuyor? Niye Japonya’da olmuyor? Niye Hollanda’da olmuyor? Niye Fransa’da olmuyor? Niye Belçika’da olmuyor? Neden Türkiye’de oluyor? Neden hep az gelişmiş ülkelerde baskı altında yaşayan toplumlarda darbe oluyor? Çünkü demokrasisi eksik, çünkü baskı var.

Size sözümüz söz, bedeli ne olursa olsun bu güzel ülkeye tam demokrasiyi getireceğiz. Bedeli ne olursa olsun bu güzel ülkeye huzuru getireceğiz, birlikteliği getireceğiz. Kimsenin yaşam tarzıyla uğraşmayacağız. Kimsenin kimliğiyle uğraşmayacağız. Kimsenin inancıyla uğraşmayacağız. İnancı ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun ona insan olarak bakacağız ve onun sorunlarını çözeceğiz. O bu ülkede özgürce yaşayabilmeli, karnını doyurabilmeli, evine bereket gelmeli o kişinin. Bunu yapacağız. Bunun mücadelesini veriyoruz.

Türkiye’nin bu kadar sorunu varken, işsizlik var, terör var, dolar almış başını gidiyor. Bu kadar sorunu varken Türkiye’nin bir kişi çıkmış ‘illa benim koltuğum ne olacak?’ diye. Ya koltuğun ne olacak kardeşim, otur oturduğun yerde! Biz Türkiye’nin sorunlarını hep beraber oturup çözelim, parlamentoda çözelim. Yasa varsa yasayı çıkaralım. Bu ülkenin çıkarları için mücadele edelim. Bir tarafımızda savaş var, içerde çatışmalar var, askerlerimiz başka yerde, gazeteciler hapiste, yazarlar, çizerler hapiste. Annelerin yüzü gülmüyor. Emin olun, bir ülke mutlu mu, değil mi? Tek ölçüsü var. Eğer o ülkede kadın gülüyorsa bilin ki o ülkede huzur var, mutluluk vardır o ülkede. Ölçüsü budur. Anne çocuğunu güler yüzle okula gönderiyorsa, çocuğunun geleceğinden endişe duymuyorsa, belli bir gelir standardını yakalamışsa ne sorunu olabilir? O açıdan sorunlarımız çok, bir değil, iki değil, üç değil, beş değil. Ama bu sorunları aşabilecek bilgimiz, birikimimiz ve kapasitemiz vardır. Türkiye güçlü bir ülkedir, özgüveni yüksek bir ülkedir Türkiye.

TAM DEMOKRASİ İSTİYORUZ

Hepiniz komşularınızı ikna edin, hepiniz arkadaşlarınızı ikna edin, hepiniz sesinizi biraz daha gür çıkarın ve şunu söyleyin. Evet biz de tam demokrasiyi istiyoruz. Benim ülkem Mustafa Kemal’in ülkesi, Mustafa Kemal Atatürk demokrasiyi savundu, hayatı boyunca demokrasiyi savundu ve demokrasiyi getireceğiz. Tam demokrasiyi getireceğiz. Bütün az gelişmiş ülkelerin, bütün mazlum ülkelerin imrendiği bir demokrasiyi getireceğiz. Mustafa Kemal döneminde Türkiye Cumhuriyeti bütün İslam dünyasının, bütün mazlum ülkelerin imrendiği bir ülkeydi. Kurtuluş Savaşı hareketini Mustafa Kemal’in Türkiye’de ateşlemesiyle o ülkelerde de oldu. Şimdi biz demokraside de çıtayı yükselteceğiz ve bütün o mazlum ülkeler biz de Türkiye gibi tam demokrasiyi kendi ülkemize getirmek istiyoruz diyebilmeliler.

Bu dileklerle hepinize en içten sevgiler, saygılar, dostluklar sunuyorum. Hepiniz sağ olun, var olun, gelecek güzel çocuklarımızın olsun. Çocuklarımız için çalışacağız. Onlar bizim onurumuz, onlar bizim gururumuz, onlar bizim geleceğimiz.

Teşekkürler.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Bahriye Üçok Ekolojik Çocuk Yuvası açılışı sonrası, Kadıköy Belediyesi’nin hizmete açtığı Karikatür Evi ve Kadıköy Gençlik Merkezi ile Fener Çocuk Yuvası’nı da ziyaret etti.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER